Sistemik Psikoterapi Enstitüsü

 

Sistemik yaklaşım adını aileyi bir sistem olarak görmesinden alır. Aile bir sistem olarak kendine özgü özellikler ve davranış biçimlerine sahip bir bütünlük arz eder. Sistem birbiri ile bağlantılı parçalardan oluşur ve hiçbir parça diğer parçalardan bağımsız değildir. Ailede de durum böyledir. Aileyi oluşturan her bir birey diğerlerinden bağımsız düşünülemez ve bir bireyin yaşadıkları veya sorunları diğerleriyle bağlantılıdır. Sistemde bir parça sistemin diğer parçalarını etkileme ve diğerlerinden etkilenme potansiyeline sahiptir. Yani her bir aile üyesi birbirini etkilemekte ve etkilenmektedir. Sistemik yaklaşım sadece aileye yönelik bir yaklaşım değildir, bireysel terapide de kullanılabilir. Burada temel mantık tek bir kişiye bile danışma veya terapi uygulanıyor olsa da birey orada içinde bulunduğu tüm sistemlerle (ailesi, inançları, kişilik özellikleri gibi) birlikte bulunur.

Her ailede bir sistem olarak kurallar bulunur. Örneğin “bu ailede duygular üzerinde konuşulmaz” veya “bu ailede ya aktif ve güçlü olursun yada zayıf ve pasif olunur” gibi.  Bu kurallar bazen açık bazen de gizlidir. Aile içi ilişkilerimizi bu kurallar belirlerler. Kurallar ne kadar sınırlayıcı ve zorlayıcı ise aile üyeleri o kadar karmaşık yollara saparlar. Gereksinimleri karşılanmayan veya ifadesine izin verilmeyen aile üyeleri gereksinimlerini karşılamak için başka yollar seçebilirler. Ailede bir sistem olduğu için yapılan her davranış bir şekilde bütün aile üyelerini şu şekilde veya bu şekilde etkiler.

Sistemik Psikoterapi temelde bu anlayışla psikoterapi veya danışma sürecini ele alır.